SEMPOZYUM BİLDİRİLERİ

sempozyum programı için... 

GAZİ ÜNİVERSİTESİ I. ULUSLARARASI SANAT SEMPOZYUMU (2011)

KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE AÇIK ALAN HEYKELLERİNİN UYGULANMASI DENEYİMİ:

TANGSHAN NANHU EKOLOJİK PARKI

İlker YARDIMCI

Anahtar kelimeler: Heykel, Açık alan, Ekolojik Park

          TANGSHAN

         Tarihi M.Ö. 1600’lere Shang Hanedanlığı’na dayanır. 13-16. Yy.’lar arasında Ming Hanedanlığı döneminde tarım, yağ ve seramik üretimi ile önemli bir merkez haline gelmiştir. Geç Qing hanedanlığı döneminde “Batılılaşma Hareketi” ile 1889 yılında resmen Tangshan adını almıştır. Tangshan, 3 Haziran 1959 tarihinde Çin Halk Cumhuriyetinin aldığı bir kararla dış dünyaya açılan 45 kentten birisi olmuştur. 15 Aralık 1984 tarihinde hükümet tarafından Çin’in 13 büyük kentinden birisi olarak ilan edilmiştir.

     Çin’in 22 eyaletinden birisi olan Hebei’de yer alan Tangshan, başkent Pekin’e 154 km. uzaklıktadır (Resim 1). Çin’in önemli endüstriyel üretim bölgelerinin yer aldığı kent, Hebei eyaletinin de ekonomik olarak merkezidir. Önemli kömür, petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Tangshan modern Çin endüstrisinin doğum yeridir. İlk modern kömür üretimi, uluslararası standartlarda ilk demiryolu, ilk buharlı lokomotif, endüstriyel porselen gibi ürünler ilk olarak bu kentte üretilmişlerdir. Kuzey Çin’in kömür ve seramik başkenti olarak anılır. Kuzey ve kuzeydoğu Çin’i birbirine bağlayan önemli tren yolları ve otoyolların kesişim noktasındadır. Bölge ekonomisini dünyaya bağlayan önemli limanlara da sahiptir. 2010 yılı resmi sayımlarına göre 7,577,000 nüfusa sahip Tangshan, Çin’in yakın geleceği için önemli yatırımlar yaptığı bir bölgedir. İlk ulusal bilim-teknoloji merkezi ve ekolojik kent projeleri yaşama geçirilmektedir. 1976 yılında yaşanan deprem yüzyıllık endüstri kentinin bu ününü önemli oranda etkilemiştir. Tarihte kayda geçen en büyük can kaybının yaşandığı depremde 255,000 insan yitirilmiştir. (Resim 2-3).

 Resim 1. Tangshan Kenti Konumu 

 

                      

 Resim 2- 3. Tangshan Depremi 1976 

           TANGSHAN NANHU EKOLOJİK PARKI

         “Parklar, kentin ekolojik yönden niteliğinin artmasını sağlayan ve kentlinin doğa ile bağlantı kurduğu, rekreasyonel ve sosyo-kültürel gereksinimlerinin karşıladığı, kentte yaşamanın getirdiği olumsuz koşulları iyileştirici etkiye sahip alanlardır. Parklar, ormanlar, yeşil koridorlar gibi doğal değerler ile bu doğal değerlerin ağaç ve su gibi bileşenlerinin kent içerisinde bulunması yaşam niteliğine birçok şekilde katkı sağlamaktadır. Hava ve suyu temizlemek, rüzgar ve gürültüyü perdelemek, mikro klimayı dengelemek gibi çevresel faydalarının yanı sıra doğal alanlar, modern kentlerin yaşanabilirliği ve kent sakinlerinin sağlığı için kritik bir öneme sahip olan sosyal ve psikolojik yarar da sağlamaktadırlar. Bir park ziyareti stresi azaltarak sakinlik verebildiği gibi, aynı zamanda dinlenme olanağı yaratarak, kent sakinlerinin kendilerini yenilenmelerini sağlayabilmektedir.”Çin hızlı endüstriyel ve ekonomik gelişiminin doğal sonuçları olan çevre kirliliğine karşı çözümler aramaktadır. Çevre kirliliği yaratan yöntemlerin terk edilmesi, düşük karbon ürünleri, arıtma tesisleri ile kirlilik kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır. Çevresel olarak bu iyileştirme çalışmaların yanı sıra kent yaşam kalitesinin arttırılması ve yeşil alanların oluşturulması çabaları da bu etkinlikler doğrultusundadır. Nanhu Ekolojik Parkı endüstriyel kirlilik sonrası bu etkinliklerin olumlu yönde sonuçlandığı özel bir bölgedir.

         Çin hızlı endüstriyel ve ekonomik gelişiminin doğal sonuçları olan çevre kirliliğine karşı çözümler aramaktadır. Çevre kirliliği yaratan yöntemlerin terk edilmesi, düşük karbon ürünleri, arıtma tesisleri ile kirlilik kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır. Çevresel olarak bu iyileştirme çalışmaların yanı sıra kent yaşam kalitesinin arttırılması ve yeşil alanların oluşturulması çabaları da bu etkinlikler doğrultusundadır. Nanhu Ekolojik Parkı endüstriyel kirlilik sonrası bu etkinliklerin olumlu yönde sonuçlandığı özel bir bölgedir.

        Nanhu Parkı 63 kilometrekare bir alana yayılmıştır. Çalışmaları devam eden ikinci kısımla birlikte kuzeydoğu, güneydoğu ve batı yönlerinde 91 kilometrekareye genişletilerek tamamlanması planlanmaktadır. Toplam maliyet 13,5 milyar Amerikan doları olarak belirtilmiştir. Park kent merkezine 2 km. uzaklıktadır. Bu kısa sürede parka ulaşımı sağlamakta ziyaretçi sayısını önemli ölçüde etkilemektedir. Bu anlamda kent ile bütünleştiği söylenebilir(Resim 4).

 

                                                        

Resim 4. Tangshan Nanhu Park uydu görünümü

         Park alanının yaklaşık 130 yıllık ağır endüstriyel geçmişi vardır. 1976 depremine kadar kömür madenlerinin yer aldığı arazi geniş ve derin çukurlar ve maden göçükleriyle kaplıydı. Depremden sonra bu alan kent çöplüğü olarak kullanıldı. 1997 yılından bu yana ise kentte yaşayan insanlar yeni bir ruhla bu alanı ağaçlandırmaya ve iyileştirmeye başladılar. Kendi tanımlarıyla “endüstriyel yaraların izleri” onarılmaya ve silinmeye başlandı (Resim 5-6-7).

     

 

   Resim 5-6-7. Ağaçlandırma Çalışmaları

        Park alanı, 1997 yılından günümüze dek alan beş aşamalı bir çalışma ile iyileştirilmiştir. Bu aşamalar; Çevre mühendisliği uygulamalarıyla dağınık arazinin ve kirliliğin kaldırılması, ağaçlandırma projelerinin uygulanması, göller-göletler gibi su ile ilgili projelerin gerçekleştirilmesi, peyzaj projelerinin uygulanması ve son olarak çevre ve ulaşım projelerinin uygulanmasıdır. Bu aşamalar sonrası, günümüzde park alanına iki milyon ağaç dikilmiş, 607 hektarlık alan yeşillendirilmiştir. Maden göçükleri ve çukurların doldurulmasıyla, parka toplamda 11,5 kilometre kareyi bulan, 30 balık türünün yaşadığı çok sayıda göl kazandırılmıştır .

 Resim 8. İyileştirilme çalışmaları

           Parkın oluşturulmasındaki temel amaçları sıralamak gerekirse; ekolojik koridorun sürekliliğini, yeni oluşturulan yaşam alanlarının eski kent ile bütünleştirilmesini ve batıya doğru genişleyen bir kentleşme sağlamak, bölgede hava, su, enerji, biyolojik ve kültürel akışkanlığı sağlıklı yönde iyileştirmektir. Başarı ölçeği olarak değerlendirmek gerekirse bu uygulamalar beraberinde ulusal ve uluslararası ödüller getirmiştir: 2001 yılı Hebei Eyaleti “Habitat çevre Ödülü”, 2002 yılında “Çin Habitat Çevre Ödülü”, 2004 yılında Birleşmiş Milletler tarafından verilen “Yaşam Alanını İyileştirmek İçin En İyi Uygulamalar” ödülü sayılabilir. Nanhu, 2005 yılında İnşaat Bakanlığı tarafından resmi olarak Ulusal park ilan edildi. 2006 yılında Hebei eyaletinin ilk Beş Yıldızlı Park’ı olarak değerlendirildi. 2009 yılında örnek Ulusal Ekolojik Kültürü Tanıtım Parkı olarak seçildi. 2010 yılında ulusal ölçekte 4A düzeyinde doğal noktalar kazandı. Ekolojik Parkın Kent vizyonuna etkisiyle Çin Çiçekçilik EXPO ve 2016 Dünya Bahçıvanlık Sergisi için hazırlık çalışmaları sürdürülmektedir.

 HEYKEL SEMPOZYUMU VE UYGULAMA SÜRECİ

         Nanhu Ekolojik Parkı’na 2010 yılında çalışmaların son aşamasında yapılan uluslar- arası heykel sempozyumu ile açık alan heykelleri kazandırılmaktadır. Heykeller parkın sosyal, psikolojik anlamda yaşam kalitesini arttırıcı ve ekolojik kültürel bütünlüğü sağlayacak önemli etkenler olarak değerlendirilmektedir. Oluşturulan ekolojik parkın açık alan heykelleriyle bütünlenmesi projenin önemli adımlarındadır (Resim 9).

   

 

    Resim 9. Uluslararası Heykel Sempozyumu Açılış Töreni

         “Tangshan Nanhu Parkı Uluslararası Kent Heykelleri Sempozyumu” başlığı ile düzenlenen organizasyonu Tangshan Kent Bölge Planlama Bürosu ve Tangshan Yerel Yönetimi tarafından üstlenilmiştir. Sempozyum “Endüstriyel İzler ve Modern Yaşam” olarak adlandırılmıştır. Düzenleme kurulu yayınladığı bildiri metninde geçen “Bölgenin ekonomik olarak sahip olduğu hazır potansiyeli ve önemli yatırımlarla güçlenen yapısını dünya ölçeğinde görünür kılmak ve uluslararası alanda kültürel ve sanatsal köprüler kurabilmek…” ifadesiyle etkinliğin amacını özetlemektedir. Sempozyum 28 Ağustos- 28 Eylül 2010 tarihleri arasında düzenlenmiştir. 13/07/2010 tarihinde organizasyon komitesinden aldığım davet üzerine hazırlamış olduğum proje maketi ve teknik üretim çözümlerin kabul edildiği 09/08/2010’da bildirildi (Resim 10).

                                                       

 

Resim 10. Heykel Proje Maketi

        Sempozyum ulusal, uluslararası 40 heykel sanatçısının katılımıyla gerçekleşti. Heykeller bir ayı geçen çalışmalar sonrasında granit, traverten, mermer gibi doğal taşlar; çelik, krom-nikel, bronz gibi doğal etkenlere dayanıklı metallerle üretildiler. Ölçeklerin büyüklüğü ve zamanın kısıtlı olması nedeniyle sanatçılar düzenleme kurulunun sağladığı yardımcılarla birlikte üretimlerini yaşama geçirdiler (Re 11).

 

                                                                

 

 Resim 11. Üretim Süreci

        Sempozyum sürecinde değişik kültür ve sanat görüşüne sahip katılımcılar açık alan heykelleri üzerine teknik ve sanat bakış açılarını tartıştılar, deneyimlerini paylaştılar.

        Geleneksel tekniklerle uygulanabilir heykellerin büyük bir kısmı (doğal taş kesme-yontma, metallerde ise basit kesme-bükme-kaynak teknolojileri gerektiren) Park içerisinde özel olarak ayrılan bir alanda üretildiler. Lazer, su jeti gibi özel teknolojiler gerektiren heykeller ise Pekin’de üretilmişlerdir (Resim 12-13-14).

   

Resim 12-13. Su jeti ile çelik levhaların kesimi

 

      

Resim 14. Heykel birleştirme aşaması

        Projemin 1/20 ölçekte ahşap malzeme hazırladığım modeli, uygulama ölçeğine göre bilgisayar ortamında sayısal olarak çözümlendi (Resim 15). Bu işlem ileri teknoloji gerektirdiği için proje Pekin’deki atölyelerde gerçekleştirildi. Heykelin parçaları Pekin’de 2 cm kalınlıkta çelik plakalardan 10 işgününde su jeti kullanılarak kesildi. Pekin’de projeye uygun olarak kaynaklandı, cıvata ve somunlarla bir araya getirildi.

 

                                                   

Resim 15. Heykelin bilgisayar ortamında modeli        

         Heykellerin üretimi sempozyum döneminde bitirildi. Ancak park içerisinde yerleştirmeleri henüz tamamlanmamıştır. Yerleştirme sürecinde kentte yaşayanların katılımını sağlamak amacıyla, düzenleme kurulu ve kent bölge planlama bürosu, hazırladıkları bir internet sayfası aracılığı ile eserlerin park içerisinde belirlenen farklı noktalardan hangisine yerleştirileceğini halkoylamasına sundu. Kent sakinlerinin bu yolla etkinliğe katılımının üretilen eserlerin sahiplenilmesi ve benimsenmesini güçlendireceği düşünüldü. Halkın katılım oranı, ilgi ve beğeni ile ilgili yapılan yorumlar ve istatistikler çalışmaların sonuçlarının değerlendirilmesi adına da önemli bir veri kaynağı oluşturmaktadır. (Resim 16-17).

Resim 16-17. Halkoylaması internet sayfası

         Açık alanda yer alacak heykellerin temel özelliklerinden birisi dış etkenlere karşı dayanıklı malzeme ile üretilmeleridir. Bu nedenle uygulama malzemesi olarak çelik malzeme kullanmayı tercih ettim. Çelik aynı zamanda bölgenin bildiride aktarılan ağır endüstriyel geçmişi ile doğrudan bir bağ kuruyordu. İzleyici ile etkileşimi bakımından, izleyiciyi davet eden paralelkenar basamak sistemini duraç olarak uyguladım. Böylece bu davet, bir yanılsama etkisini de yaratıyordu (Resim 18-19).

                                   

Resimler 18-19. Sempozyum alanında uygulaması bitirilmiş heykel projesi

         Projemi hazırlama sırasında ve Tangshan’a gitmeden önce kent ile ilgili araştırmalar yapmıştım. Kentte geçirdiğim bir aylık süre sonrasında edindiğim izleri heykelimle bütünlemeye çalıştım. Halkın ortak ve kendiliğinden bir hareketle, geçmişinde yaşamış olduğu yıkım ve kayıpların yaralarını sarması ve geleceği kazanmak için gösterdiği çabayı heykelimle yansıtmak istedim.

        Uzun yıllar süren ağır endüstriyel kirlilik ve görülmemiş ölçüde yıkım ve can kaybına neden olan deprem kuşaklar üzerinde derin izler bırakmıştır. Tasarladığım proje, kentin kayıp ruhlarını anmak, gelecek kuşaklar için barış, uyum ve evrensel bir bütüne destek sağlamak için, Anadolu’dan katılan bir parça olabilmeyi amaçlamaktadır.

       Heykel güneşe doğru belirli bir eğime sahiptir. Sembolik olarak Yerküre enerjisinin, evrensel pozitif enerji ile döngüsel bir bağ kurarak yenilenmesi... Heykelim bu bağı kurmak isteyen bir mekanizma, aktarım aracı olarak tasarlandı. “Güneşe Doğru” Çin’de uygulama olanağı bulduğum üçüncü açık alan heykelidir. Açık alan heykel uygulamalarında çağdaş anlamda önemli etkinlikler gösteren Çin’in, ülkemiz için de örnek olabilecek deneyimlerini Gazi Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin düzenlediği I. Uluslararası Sanat Sempozyumu sayesinde, meslektaşlarımla paylaşabilme olanağını buldum. Bu nedenle sempozyum kuruluna teşekkürlerimi sunuyorum.

 KAYNAKÇA:

Chiesura, A., (2004) The Role of Urban Parks for The Sustainable City. Landscape and Urban Planning 68, 129-138.

http://en.tangshan.gov.cn/about_li.asp, Adresinden 10/08/2010 tarihinde alınmıştır.

http://www.ececa.eu/LinkedDocuments/Tangshan%20Investment%20Guide.pdf, Adresinden 15/08/2010 tarihinde alınmıştır.

                                                                               

 Resim 20. Rotraut Fischer Plickat (Almanya)

 

  

 

 

 

Resim 21. Xuxo Vasquez (İspanya)

 

Resim 22. Peter Lundberg (ABD)

 

Resim 23. Razvan Mincu (Romanya)

  

Resim 24-25-26. Sempozyum alanından

   * * * * * * *

 

  

sempozyum programı için tıklayınız...

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ "KAMUSAL ALANDA SANAT" BAŞLIKLI XI. ULUSAL SANAT SEMPOZYUMU (2009)

"KAMUSAL ALANDA PEKİN ÇAĞDAŞ KENT HEYKELLERİ GELİŞİMİ SÜRECİ VE 2008 PEKİN OLİMPİYATLARI “100 OLİMPİYAT HEYKELİ” SEÇİM VE UYGULANMASI ÜZERİNE”

 Anahtar Sözcükler: “Kamusal Alan, Anıt, Çağdaş Sanat, Kent, Olimpiyat, Heykel”

      Bildiri sunumu iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, Pekin’in 50 yıl olarak özetlenen kamusal alanda çağdaş kent heykelleri üretimi ve gelişim süreci; konferanslar, sempozyumlar gibi kilometre taşı sayılacak etkinlikler bilgisini içermekte. İkinci bölüm, 2008 Pekin Olimpiyatları “100 Olimpiyat Heykeli” seçim-uygulama süreci ve kent heykelleri başlıklı uluslararası sempozyum üzerinedir.

     Pekin’de kamusal alanlarda, 1800’ün üzerinde kent heykeli bulunmaktadır. Bu rakam, Pekin’in son 27 yıl’da çağdaş kent heykelleri uygulamalarında aldığı mesafenin önemli bir göstergesidir. Özenle işlenen ve yürütülen bu süreç bugün küresel anlamda Pekin’de kamusal alan heykellerini ileri bir seviyeye taşımıştır. Bu sürecin tartışılması ve paylaşılmasının ülkemiz kamusal alan sanatı ve heykelleri uygulama, denetim ve korunmasına katkı sağlayacağı sunumun ana fikrini oluşturmaktadır.

 BÖLÜM 1. PEKİN’DE KAMUSAL ALANDA ÇAĞDAŞ KENT HEYKELLERİ ÜZERİNE

1.1. PEKİN’DE KAMUSAL SANATIN GELİŞİMİ

     Çin’in başkenti Pekin’de geçen yarım yüzyılda kamusal alan sanat uygulamalarının önemli ölçüde geliştiği görülmüştür. Kent heykelleri, duvar resimleri gibi kamusal sanat uygulamalarının ana unsurları kendi sanatsal anlatımlarıyla Pekin’de kamusal sanatın sağlam bir yolda ilerlemesi sağlamışlardır. Bu sürecin gelişimi 1980’li yıllarda konunun yönetim ve sanat kadroları tarafından sistematik kurumsallaşma ve etkinlikleriyle önemli mesafe almış ve olumlu sonuçlarla günümüze kadar gelmiştir.

PEKİN KENT HEYKELLERİ ORGANİZASYON YAPISI

     Çin 1982‘de yeni bir anlayışla kamusal alanlarında kent heykelleri inşasına başladı. Başkent Pekin’e bu yeni anlayışla heykeller inşa etmek için sanatçılardan, uzmanlardan ve yerel yönetimden oluşan öncü bir grup bir araya geldi. İki yıllık zaman dilimi sonrasında Pekin Kent Heykelleri Sanat Kurulu bu öncü grubun temelleri üzerine ”önemli konumlar alma” prensibi ile resmi olarak 1984 yılında kuruldu.

     1995’te “Pekin’de Kent Heykelleri” üzerine bir konferans yapıldı. Etkinliğin ana fikri; Pekin’in çağdaş bir dünya kenti olarak gelişmesine kent heykellerinin yapımı ile katkı sağlanabilmesiydi. Konferans sonucunda üç yıllık bir uygulama planı tasarlandı ve yaşama geçirilmesine karar verildi. Kent heykellerinin halka hitap etmesi ve sürecin benimsenmesi için konferans süreci ve sonuçları kamu ile paylaşıldı.

     1996 yılında Pekin Kent Heykelleri Yapımı Öncü Grubu tarafından Pekin Kent Heykelleri Yönetim Ofisi adı altında kurumsal bir yapı oluşturulmasına karar verildi ve 1997 yılında ofis resmi olarak kuruldu.

KENT HEYKELLERİ İNŞASI VE YÖNETİM ORGANİZASYONU DÜZEYİNİN GELİŞTİRİLMESİ,

YÖNETİM İLKELERİ ÜZERİNE DÜZENLEMELER

     Çin’de yeni bir kamusal sanat yapım süreci girişimi başlamışken, kent heykelleri üzerine referans alınabilecek bir yönetsel düzenleme birikimi yoktu. Deneyimsizlik ve bilgi eksiklikleri ile başlayan süreçte uygulamalardan sonra gelen pratik ve birikim, yerel yönetimlerin düzenlemeleri ve yasaları ile gelişti.

     Pekin Belediye yönetimi 1988 yılında, Pekin kent heykelleri yapım ve yürütme ilkelerini geçici bir kararname ile yürürlüğe koydu. Bu düzenleme kent heykelleri yapımı üzerine Çin’de uygulanan bir ilkti. Kararnameye göre Şehir Bölge Planlama İdaresi kent heykellerinin incelenmesi ve uygulanması üzerine sorumluluk ve ruhsat sahibiydi. Böylece kamusal alanda gelişigüzel ve keyfi uygulamaların önüne geçilebilecekti.

     1993’te Başkent Plan ve Yapım Kurulu ve Başkent Heykel Sanat Kurulu, Pekin kent heykelleri planlama ve inşasının ana hatlarıyla ilgili ortak bir bildiri yayınladılar. Bu bildiri Pekin kent heykellerinin gelişimini ilke edinmiş ve yapılacak heykel uygulamalarında kuralların açıklandığı, yönetsel çerçeveyi açıklayan, ölçülerin ve içeriğin şekillendirildiği etken bir kılavuz niteliğindeydi.

     1996 yılında Pekin Kent Heykelleri Yönetim Ofisi’nin kurulmasından sonra, ilk olarak Pekin kent heykelleri üzerine bir durum araştırması yapıldı. Bu araştırma ile edinilen bilgiler derinlemesine tartışıldı ve Pekin kent heykelleri yapım sürecinin gelecekteki gelişimine yönelik düşünceler oluşturuldu.

ÇAĞDAŞ KENT HEYKELLERİ İNŞASININ AKTİF OLARAK DESTEKLENMESİ İLKESİ

     Pekin’de birçok heykel, tapınaklarda ve saray bahçelerinde yer almaktadır. Bu heykeller feodal imparatorluk kültürü ve dinsel içeriğe sahiptirler. Kent sanatının içerisinde modern kent heykelinin yer alması son 50 yılı kapsayan yeni bir durumdur.

     Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla, kent heykelleri insanların ve çevrenin sanatı olmaya başlamıştır. Geniş kitlelerce benimsenen kahramanlar için yapılan anıtlar ittifakla kabul edilmiş ve Çin kent heykellerinin ana karakteristiği olmuşlardır. 1950’lerde 10 büyük binada dekoratif amaçla heykeller eşgüdümlü olarak yapılmıştır.

     Büyük Kültür Devrimi Periyodu’nda (1960’tan 1970’lere dek) heykeller politik amaçlarla yapılmışlardır. Mao Zedung heykeli en çok yapılan figürdür. İşçi, köylü ve asker figürleri de dönemin genel heykel anlayışını oluşturmuştur.

     Reform ve dış dünya açılma yenilikleri; (1980’ler ve 1990 başları) çağdaş kent heykelleri yeni içeriklerle doluydu. Çin’de Güzel Sanat Akademileri ve sanatçılar kent heykelleri yapımı için önemli bir süreç başlattılar. Bu üretimlerin getirdiği zenginlikle artık kent heykelleri parklarda, yerleşim alanlarında ve caddeler gibi ortak mekanlarda izlenebiliyordu.

     Kent heykelleri üretiminin hızlı gelişimi (1990’lar ve 2000 başları) Pekin Kent Heykelleri Yapım ve Yönetim Ofisi’nin kurulmasını gereklilik haline getirmişti. Ofisin kurulmasıyla heykeller çok daha düzenli ve büyük ölçeklerde inşa edilebiliyordu. Ofisin etkinliği ile yeni bakışlar geliştirildi, kaynaklar–olanaklar bütünleştirildi, anahtar rol oynayan önemli etkinlikler için yeni kent heykelleri projelendirildi. Açık alanlarda, caddelerde ve parklarda kent heykelleriyle ilgili etkinlikler yapıldı; sergiler, tartışmalar, uluslararası sanatçı değişimleri gibi birbiri ardına bir dizi çalışmalar gerçekleştirildi.

1.5. PEKİN’E DÜNYADAN ÇAĞDAŞ KENT HEYKELLERİNİN KAZANDIRILMASI

     2002 Temmuz ayından Ekim ayına kadar, Çin Halk Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı ve Pekin Belediyesi 2002 Pekin Uluslararası Kent Heykelleri Sanat Sergisi ve Chang Caddesi batısında yer alan Pekin Uluslararası Heykel Parkı’nı düzenledi. 62 farklı ülkeden katılan 2400 proje arasından, 240 adet heykel projesi seçildi. Bu sadece uluslararası bir sergi ve bilgi paylaşımı değil Çin’deki heykel sanatının uluslararası arenadaki gelişiminin de göstergesiydi. Sergi; kent kültüründe, heykelin kamusal alanlardaki yerinin önemli bir göstergesi oldu. Kent kültürünün artistik manzarasının gelişimi ve uluslararası bir metropol olarak Pekin’in kent kültürüne katkı sağladı. Etkinlik sonucunda ana konu olarak işlenen “Değişim, Kaynaşma ve Aşma” başlıkları etkin şekilde yaşama geçirildi. Sergi sürecinden 4 ay sonra, Pekin Uluslararası Heykel Parkı halkoylaması ile 2002’de Pekin’de yer alan en iyi on parktan birisi olarak seçildi. 2003’te parkın ikinci aşama yapımı tamamlandı ve parkta yer alan heykel sayısı 180 e ulaştı.

KENT HEYKELİ SERGİLERİNİN DESTEKLENMESİ

     Pekin Kent Heykelleri Yapım Ofisi’nin kurulmasından bu yana, heykel sergileri düzenli olarak desteklenmiştir. Kent heykellerine yönelik üretimler yapan sanatçıların eserlerinden oluşan sergiler açılmıştır. Bunun yanı sıra yeni etkinliklerle yeni heykeller üretilmiştir. Bu etkinliklerden bazı örnekler vermek gerekirse;

     1998 Pekin Kent Heykelleri İnşa ve Yönetim Ofisi’nin kuruluş yılıdır. Bu nedenle kamusal alan kent heykellerine yönelik toplu ve bireysel 10 heykel sergisi yapılmıştır.

     1999 yılı başlarında “Yeni Yüzyılın Umudu” adı altında, kent heykelleri proje sergisi yapılmıştır. Bu sergi kenti konu alan bu anlamdaki ilk heykel proje sergisidir. 859 proje katılmıştır. Bunlardan 120‘si üç boyutlu maket olarak sergilenmiş ve Pekin belediyesi 8 heykeli Chang’An caddesinde uygulamak üzere seçmiştir.

     “Yeni Pekin” adı altında, 2008 olimpiyatları için kent heykelleri sergisi önerisi getirilmiştir. 2001 Mayıs ayından Temmuz’a kadar Çin’in farklı 24 bölgesinden 700 kadar proje katılmıştır. Bu sergi Wangfujing caddesinde yapılmıştır.

     2001 Haziran ve Temmuz aylarında Xidan Kültür Plaza’da, “Zaman ve Uzay“ heykel sergisi yapıldı. Bu sergi kent çehresini değiştirmek üzere yapılacak yeni heykeller için atılan önemli adımlardandı.

     “Mavi Uzay”-“Pekin Akvaryumu Davetli Sergisi” sürecinde Pekin’e, 2002’deki ilk sergide 41 heykel ve 2003 yılında ise 96 heykel kazandırılmıştır.

     Bu bölümde, küresel ve çağdaş sanat perspektifinde, kamusal alanlardaki sanat sistematiği çerçevesinde kent heykelciliğinin olumlu ve tutarlı yönde ilerlemesinin, doğru planlama, yasal zemin, nitelikli sanat organizasyonları ve yönetimi ile ulaşacağı olumlu sonuçları Pekin örneği ile yansıtmaya çalıştım.

BÖLÜM 2. 2008 PEKİN OLİMPİYATLARI “100 OLİMPİYAT HEYKELİ”

SEÇİM VE UYGULANMA SÜRECİ ÜZERİNE

     Olimpiyat oyunlarının düzenleneceği her ev sahibi şehirde olduğu gibi Pekin’de de olimpiyatlardan evvel bir ön hazırlık süreci yaşanmıştır. Bu hazırlık sürecinin içerisinde Pekin’de kamusal alanlara uygulanmak üzere heykel projelerinin değerlendirilmesi de yer almaktaydı. Pekin Olimpiyat Parkı başta olmak üzere “100 Olimpiyat Heykeli” başlığı altında 2005 yılında uluslararası bir yarışma ilan edildi. Çin ve farklı 26 ülkeden katılan sanatçıların seçilen heykel projeleri, bir yıldan fazla süren değerlendirmelerle, proje sergileme gibi hazırlık ve yapım aşamalarından sonra, Olimpik Park ve yöresindeki kamusal alanlara yerleştirilmişti.

     Olimpiyat Köyü, Pekin’in kuzeyinde 1.159 hektarlık bir alana kurulmuştur. Olimpiyat köyü, oyunların oynanacağı stadyum, su sporları merkezi ve sergi salonunun yer aldığı üç ana bölümden oluşmaktadır.

     Bu heykellerin olimpiyat köyünde kamusal alanlarına rakamsal dağılımı; 65’i Olimpiyat Parkı merkezinde, 14’ü Pekin Olimpiyat Ormanı’nda, 4’ü Ulusal Gösteri Sanatları bahçesi, 1’i Mei Lanfang Tiyatro bahçesi, 13’ü Chaoyang Park’ına, 2’si Pekin Atıcılık Salonu alanına, 1’i Laoshan Velodrom’u olmak üzere 100’ü bulmaktadır.

     “100 Olimpiyat Heykeli”; Pekin Olimpiyatları’nın sloganlarından birisi olan, “İnsancıl Olimpiyat” başlığını sanatsal etkinliklerle vurgulamayı hedeflediği gibi, Pekin kentinde olimpiyat kültürü ve atmosferini zenginleştirmek ve aynı zamanda bu kamusal alanın ziyaretçilerine bu atmosferi yaşatabilmek amacını taşımaktaydı.

     “Pekin 100 Olimpiyat Heykeli” projesi, kentin yerel yönetiminin liderlik çatısı altında gerçekleştirildi. Çin Heykel Enstitüsü ve Pekin Kent Heykelleri Yapım ve Denetim Ofisi, Pekin Belediyesi Kültür Bürosu, Pekin Sanatçılar Birliği gibi kurumlar ve yapılar, genel projeyi yürütecek organizasyon ve sanat komitelerini oluşturdular.

     Pekin Kent Heykeli Yapım ve Denetim Ofisi ve Pekin Sanatçılar Birliği; “Pekin Olimpiyat Parkı Kent Heykelleri Tasarım Yarışması” (Beijing Olympic Park City Sculpture Design Contest) başlığı altında heykeltıraşlara, sanatçılara ve tasarımcılara uluslararası bir çağrıda bulundu. Bu çağrıyla proje hazırlığı ve projelerin kabulü Kasım 2005 yılında başladı. Proje kabul süreci 18 Şubat 2006 yılında, 107 gün sonra, 41 ülkeden 2800’den fazla projenin toplanmasıyla sona erdi.

     100 olimpiyat heykelinin seçim süreci farklı aşamalardan oluşmaktaydı. Bu aşamalardan ilki; oluşturulacak sanat jürisinin ilk elemeyi gerçekleştirmesi idi. İkinci aşamada yapılacak bir sergi ile oluşturulan seçki halkoyuna sunuldu. Bu oylama sonucunda seçilen heykeller yerel sanatçıların projeleriyle harmanlanacak ve süreç tamamlanacaktı.

     Sanat komitesinin değerlendirme ve eleme çalışmalarından sonra, ilk aşamada 438 adet proje sergilenmeye değer bulundu. Bu aşamada “Dokunuş” ve “Prizmanın Telaşı” isimli heykel projelerim uygulama adayı olarak sergiye ve halk oylamasına katıldılar. Seçilen projeler 6 Haziran 2006 tarihinde “Pekin Olimpik Kamusal Sanat, Çevresel Olanaklar ve Kent Heykelleri Tasarım Sergisi” (Beijing Olympic Public Art, Environmental Facilities and City Sculpture Designs Exhibition) başlığıyla, Pekin Şehir Planlama Sergi Salonu’nda (Beijing City Planning Exhibition Hall) izleyici görüşlerine sunuldu. Sergi “100 Olimpiyat Heykeli”nin son seçim aşamasını oluşturması bakımından oldukça önemliydi. Ayrıca sergilenen projeler katalog olarak yayınlandı. Sergi sonrasında Pekin Kültür Ofisi ve Pekin Belediyesi Şehir Planlama Komisyonu 2006 yılında yerel yönetime heykel projeleri ile ilgili özel bir rapor sundu. Yerel yönetimden 2007 Bahar Festivali sonrasında gerekli bütçe desteği ve uygulama onayını aldı.

     “100 Olimpiyat Heykeli” projesinin sanatsal içeriğini ve kamusal alandaki etkilerini güçlendirmek adına organizasyon ve sanat komitesi’nin yurtiçinden heykellerin seçilip uluslararası eserlerle harmanlanması organizasyonu Çin Heykel Enstitüsü tarafından üstlenildi.

     Çin Heykel Enstitüsü tarafından davet edilen Fan Dian (Çin Ulusal Sanat Müzesi Başkanı), bir planlama kurulu oluşturdu. Kuruldaki kişilerin çoğu uluslararası alanda tanınmış uzmanlar, sanat eleştirmenleri, heykeltıraşlardı. Çin Heykel Enstitüsü aynı zamanda bir sanat kurulu da oluşturdu. Bu kurullar yurtiçinden gelen projelerden uygulanacak heykellerin seçimini yapacaklardı. Olimpiyat parkı kent heykelleri tasarım sürecinde yerel sanatçıların da etkin katılımını sağlamak için ulusal ölçekte profesyonel heykel birliklerine, sanat akademilerine de çağrılar yapıldı. Yeni katılan heykel projeleriyle birlikte uluslararası ve yerel olmak üzere toplamda 600 kadar proje bir araya geldi. Sergi sürecinde Sanatsal Kurul ve izleyici oylamalarından sonra “Pekin 100 Olimpiyat Heykeli” projesi için seçilen 81 heykel belirlendi. Bunların arasında 55 yerli ve 26 yurtdışı heykel projesi bulunuyordu.

     Çin Heykel Enstitüsü, şehir bölge planlamacıları, müze müdürleri, sanat eleştirmenleri, sanat enstitüleri ve akademilerinin temsilcilerinden, eksik kalan 19 projeyi belirlemeleri istendi. Sanat komitesi aday gösterilen sanatçıların heykel-proje önerilerini inceledi ve seçilen sanatçılara resmi davetiyeler gönderildi. Böylece 100 heykel, genel seçimin dışında, davet sistemi ile tamamlandı.

     Uygulanacak heykel projelerinin yapım ve üretim denetimi için Pekin Belediyesi Kent Planlama Komisyonu, Pekin Kültür Bürosu, Pekin Heykel Enstitüsü ve Pekin Kent Heykelleri İnşa ve Denetim Ofisi inisiyatifinde bir organizasyon kurulu oluşturuldu. Ayrıca heykellerin uygulama sürecinin verimli ve programa uygun işlemesi ve doğacak sorunların çözümünde yer almak üzere, Güzel Sanatlar Akademilerinden uzmanlar ve heykeltıraşlardan oluşan bir sanat kurulu oluşturuldu.

     “100 Olimpiyat Heykeli”nin seçiminden sonra heykellerin üretim ve yapım süreçleri başladı. Bu süreçte, davet edilen sanatçılar üretim aşamasını katıldılar. Üretim sürecinin denetlenmesi, heykellerin teknik-artistik detayları ile ilgi problemlerin çözümü ve organizasyon komitesi adına iletişimin sağlanması için özel bir denetim grubu oluşturuldu. Bu denetim ve iletişim grubu aynı zamanda heykellerin yapım ve üretim sürecini garanti altına alan yeni deneyimlenen bir oluşumdu.

     2007 yılında heykeller tamamlandı ve 2008 yılında seçildikleri alanlara yerleştirildiler. Bu sürecin sonunda genel kanı “Pekin 100 Olimpiyat Heykeli” proje sürecinin başarıyla bitirildiği yönündedir. İlk bölümde bahsi geçen kamusal alan sanat uygulamalarına 2008 yılında yeni bir deneyim eklenmiş, Çin ve katılımcı sanatçılar teknik ve artistik olarak kent heykeli, kamusal alan heykeli alanındaki deneyimlerini uluslararası boyutlarda bilgi alışverişi ve uygulamalarla geliştirme fırsatı bulmuşlardır. Uygulamada 100 kent heykeli yer almasına karşı sergi sürecinde katılan tüm sanatçılar etkinlik bütünde önemli bir sinerji yaratmışlardır. Üç yıllık bir zaman diliminde gerçekleşen uygulamalar; yüzlerce sanat yöneticisinin, uzmanının, heykel emekçi ve teknisyenlerinin çabaları ve emekleri ile hayata geçirilmiştir.

KENT HEYKELLERİ SEMPOZYUMU ÜZERİNE

     2007 Ekim ayında üretim sürecinin sonunda gerçekleştirilen ve bir tam gün süren sempozyumda, katılımcı sanatçılar kendi ülkelerinden kamusal alandaki kent heykelleri üzerine görsellerle birlikte sunumlarda bulundular. Sunumlarda önemli başlıklardan birisi de önceki olimpiyat heykel parklarının (Seattle, Atina, Seul gibi) değerlendirilmesi olmuştur. Sempozyumda ayrıca sanatçılar uyguladıkları eserlerin sanatsal biçim ve içerikleri üzerine açıklamalar yapmışlardır. Sempozyum sonunda sanatın ortak dilinde şekillenen sonuç kamusal alan heykeli üzerine yeni açılımların ve yaklaşımların arayışına bu etkinlikle yeni bir yorumun katıldığı yönündedir.

     Zaman ayırdığınız ve dinlediğiniz için teşekkür ederim.

    Kaynakça:  “Beijing 100 Olympic Sculpture Documentary” 2008, “Culture and Art Publishing House”, China

 

****************

  2007 PEKİN OLİMPİYATLARI KENT HEYKELLERİ ULUSLARARASI SEMPOZYUMU BİLDİRİSİ

"TÜRKİYE’DE HEYKEL SANATI VE AÇIK ALAN KENT HEYKELLERİ"

 

       Türkiye’de çağdaş sanatın hikayesi Osmanlı imparatorluğu’nun son dönemlerinde Avrupa’dan saraya davet edilen sanatçılar ve Avrupa’ya gönderilen yerli sanatçıların çalışmaları ile başlamıştır. Önceki dönemlerde padişahların portrelerini yaptırmaları gibi bazı girişimler olsa da, bu anlayış bir gelenek halini bu tarihlerde almaya başlamıştır diyebiliriz. Bu gelenek resim, heykel, müzik vb. sanat dallarında devamlılık göstermiştir. Kurulduğu 1920’li ilk zamanlarından itibaren uzun yıllar boyunca, batı orijinli sanatı kendisine referans almış olan Türkiye cumhuriyeti de bu geleneği devam ettirmiştir.

     Türkiye sanatında; Osmanlı imparatorluğu’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında batılı çağdaşlaşma çabalarının yanı sıra; Osmanlı’dan devralınan saray sanatı ve Anadolu’nun halk sanatı da önemlidir.

     İslam dini kuralları gereğince figüratif betimlemeler yasaktır. Osmanlı sanat üretimlerinde ve geleneğinde bu etken belirleyici olmuştur. Bu kurallar minyatürlerle belli şekillerde zorlansa da kendine özgü bakış açısı ve anlatımıyla kasıtlı olarak teknik perspektif unsurları taşımayan illüstrasyonlar olarak üretilmişlerdir. Yanı sıra süsleme ve hat (kaligrafi) sanatları son derece gelişmiştir. Bu eserler estetik soyutlama ve özgünlük açısından oldukça önemlidirler. Halk sanatında da geleneksel özellikler nesnelere etkileyici biçimlerde yansıtılmıştır.

     Bununla birlikte Anadolu’da heykeller, ikonlar kültürün içerisinde daima varolmuştur. Antik Yunan’ın en önemli heykel okullarının bulunduğu batı Anadolu, ayrıca İç Anadolu Eskiçağ höyük buluntuları, Komagene, Hititler gibi eski uygarlıkların kültür kalıntılarıyla birlikte, daha yakın dönemlerde yaşayan Selçuklu ve Osmanlı islami uygarlıklarına ait önemli anıtlar ve taş işçilikleri günümüze değin zengin bir birikim olarak günümüze dek ulaşmıştır.

     Bu bilgiler ışığında Türkiye Cumhuriyeti heykel sürecine dönecek olursak, 1880’li yıllarda Osmanlı’nın son zamanlarında bir arkeoloji müzesiyle birlikte Güzel Sanatlar Akademisi olarak adlandırabileceğimiz ilk kurum arkeolog-ressam Osman Hamdi Bey tarafından açılmıştır.

     Cumhuriyetin ilanı ve yeni devletin kurulmasıyla, açık alanda ilk heykel 1926 yılında ilk uygulama Heinrich Crippel tarafından İstanbul’a yapılan Atatürk anıtıdır. Türk sanatçılarının teknik ve pratik anlamıyla bu tür anıt heykel deneyimleri olmaması nedeniyle yeni yetişecek kuşağına kadar bu anıt heykeller Pietro Canonica, Heinrich Crippel, Joseph Hanak, Torak gibi Avrupalı heykeltraşlara yaptırılmıştır. Ayrıca 1930’lu yıllarda Rudolph Belling gibi önemli isimler Nazi Almanyası’ndan Türkiye’ye sığınmış ve akademide heykel dersleri vermişlerdir. Belling’in anıt heykel deneyimleri ve uygulamaları öğrenciler üzerinde etkili olmuştur. Türk heykel sanatçısının büyük ölçekli uygulamalarda becerileri gelişmiş heykeltıraşlar anıt uygulamalarına başlamışlardır. 1950 yılları ile birlikte Zühtü Müridoğlu, Şadi Çalık, Hüseyin Gezer, Nusret Suman, gibi isimler anıt heykeller yapmaya başlamışlardır. Cumhuriyet Türkiye’siyle birlikte kadın hakları da önemli ölçüde geliştirilmiştir. Heykel sanatında Sabiha Bengisu ilk kadın sanatçılardandır. Günümüze kadar da Zerrin Bölükbaşı, Meriç Hızal, Füsun Onur, Hale Tenger gibi isimler öne çıkmış kadın sanatçılardır önemli açıkalan heykel uygulamaları yapmışlardır. Ayrıca yeni açılan akademiler ve enstitülerle birlikte önemli gelişmeler elde edilmiş, Avrupa’dan dönen sanatçılar da Anadolu’da eğitimci olarak önemli etkilerde bulunmuşlardır.

     Cumhuriyet ideolojisinin önde olduğu, konusunu kurtuluş savaşı ve önderlerinden alan anıt heykeller yurtta yapılmaya devam etmişlerdir. Günümüzde de bu yaklaşım ve uygulaması da önde gelen açık alan kent heykelleri anlayışı arasındadır.

     1973 yılında bu yaklaşım “devlet destekli” olmasına karşın, 20 kadar sanatçının özgün çalışmalarının İstanbul’un açık alanlarına yerleştirilmesi projesiyle değişim göstermeye başlamıştır. Bu girişim içerik olarak “sanatçıların özgün çalışmalar”ını alanlara uygulanması fikrini barındırsa da bu projenin tüm heykelleri çeşitli nedenlerle uygulanma şansını bulamamıştır. Eserleri uygulanan bazı sanatçılardan olan Şadi Çalık, Kuzgun Acar, Zühtü Müridoğlu, Füsun Onur, Muzaffer Ertoran gibi sanatçılar kendi yorumlarıyla 1973 yılında, Türkiye’de açıkalan kent heykellerine yeni bakış açısı ve uygulama alanı kazandırmışlardır. Ayrıca bu dönemlerde kendi imkanları ve burslarla Avrupa’ya giden sanatçılar ülkeye döndüklerinde çağdaş sanatın sorunlarına daha yakındılar. Bu birikimlerle Türkiye heykel sanatı kısa zamanda dünya ölçeğinde önemli bir mesafe kat etmiştir diyebiliriz.

     1960 yıllarında öncü isimler özgün ve cesur girişimlerde bulunmaya başlamışlardır. Bu isimlerin önde gelenleri Kuzgun Acar, İlhan Koman, Zühtü Müridoğlu, Hadi Bara, Şadi Çalık gibi isimlerdir.

     Metal malzemelerle çalışan Kuzgun Acar 1961 tarinde “Paris Dünya Gençler Heykel Bienali”nde dünya ölçeğinde Türk heykel sanatında uluslararası başarı yakalamış heykelcimizdir.

     İlhan Koman, İsveç’e yerleşmiş ve zamanın özgün yorumlarıyla önemli heykeller üretmiş bir diğer heykelcidir. İstanbul’da popülarite kazanmış “Akdeniz” heykeli özgün açık alan heykelleri adına bir kilometre taşıdır.

     Anadolu’nun kültür ve estetiğinin farkında olan Türkiye’li heykel sanatçıları birikimlerini değerlendirmeyi bilmişler ve “heykel”in yani 3 boyutlu sanatın kendi çağdaş uluslararası özgün diliyle konuşmak adına başarılı çalışmalar üretmişlerdir. Hüseyin Gezer, Bedri Rahmi, Mehmet Aksoy önemli isimlerdendir.

     Günümüzde düzenlenen heykel sempozyumları; yerel yönetimlerin ve özel sektörün destekleriyle heykeller açık alanlarda ve kentlerde daha fazla uygulanabilme şansı bulmuşlardır. Uluslararası katılımların da yoğun olduğu bu etkinliklerle son 15 yıldan günümüze değin önemli gelişmeler olmuştur. Bu sempozyumların başında İstanbul, Hacettepe, Değirmendere önde gelenlerdir.   

 

   

 

 

 

 

123456